Geleceğin Ticareti

» Ağu 26, 2015 | 0 yorum

Geleceğin Ticareti
1 vote, 5.00 avg. rating (99% score)
Geleceğin Ticareti

Geleceğin Ticareti

İnsanların topluluk halinde sosyalleşerek yaşamaya başladığı tarih yaklaşık olarak 40.000 yıl öncesine dayanıyor. Mağaralarda başlayan topluluk yaşantımız, 7-8 bin yıl önce başlayan şehir yaşantısı ile bambaşka bir ivme kazandı. İnsanlık tarihindeki ilk önemli dönüşüm hiç kuşkusuz bu dönemde başlamıştır. İlk kurulan şehirler arasındaki mal değiş tokuşları ile ticaret de başlamış oldu. Madeni paranın kullanılmaya başlaması ile hiç şüphesiz ticaretin asli gelişimi de başlamış oldu ve bu icadın gerçekleşmesinden 19. yüzyıla kadar ticaret ilkesel olarak fazlaca değişmemiştir. Önceleri iptidai araçlar, at arabaları ile yapılan ticaret sonraları kervanlar, gemiler ile yürütülmüş, üretim faaliyeti üretici ustaların tarım, giyim, el aletleri, savaş aletleri vs.. yapımından öteye gidememiştir. En önemli üretim faaliyeti olan savaş araçları bile kitlesel üretim ile değil daha çok üretim ustalarının kabiliyetli ellerinde vücut buluyordu. Yüzyılın başlarına doğru ortaya çıkan ve ticaretin en önemli dönüm noktalarından biri olan “kitlesel üretim” ticari hayatı tamamen değiştirmiştir. Artık çok daha fazla insan, çok daha fazla şeye, daha ucuza sahip olabiliyordu. Sistemin yapısı çok basitti: Daha fazla üret maliyeti düşür, böylece daha ucuza daha çok kişiye sat. Bu dönüşümün kilometre taşlarından birini hiç kuşkusuz Henry Ford yakalamıştı. Kendi kurduğu üretim bandı sayesinde ilk bir ayda üretilen araç sayısı, o ana kadar ABD’de basit atölyelerde üretilen araç sayısının toplamını geçmişti bile… Böylesine bir ticari gelişim sağlayan bir dehanın yeni bir dönüşüm karşısındaki aşağıdaki sözleri de ilginç bir ironi yansıtmaktadır:

“İnsanların istediği her renk arabayı üretebilirim. Yeter ki her renk siyah olsun” Sanayileşmenin kilometre taşlarından birinin tüketici ihtiyaçlarını yeterince iyi anlayamadığı için pazar payının çok önemli bir kısmını kaybetmesini garip karşılayabilirsiniz, ancak geçtiğimiz yüz yılda bunun gibi binlerce örnek vaka yaşanmıştır. Ülkemizde ise maalesef ticari işletmelerin büyük çoğunluğu, halen tüketicilerini anlayamadığı, sektörünün nereye gittiğini doğru analiz edemediği için sürekli ciro kaybediyor. Ölçek ekonomisi de diyebileceğimiz sanayileşme hamlesi sayesinde, üretim hacimleri inanılmaz ölçüde büyümüş ve sanayileşmiş ülkeler sürekli zenginleşmiştir. Bu zenginleşmenin getirdiği bir yan etki ise insanların birbirlerine olan yabancılaşmasıdır hiç kuşkusuz. 40.000 yıl önce mağaralarda birbirlerine sokularak yaşayan insanların, günümüzde şehirleşip zenginleşerek birbirlerinden koptukları herkesçe aşikar. Fakat insan genleri asla değişmez.. İnternet ekonomisinin ve sosyal medyanın bu derece hızlı gelişmesinin sebebi insanların sosyal genlere sahip olmasıdır. Yeni mecra; insanların genlerinde yer alan sosyalleşme ihtiyacını, farklı bir şekilde çözmüş gibi görünüyor. En azından şimdilik… Evet yaklaşık 20 yıl önce başlayan bu macera insanlık tarihinin ve ticari hayatın üçüncü büyük dönüşümüne tanıklık etmemizi sağladı. Elinizdeki bu kitap, önümüzdeki yıllarda ticaret alanında, etrafınızdaki gelişmelere tanıklık etmenizi değil oyuncu olmanızı, hatta sektörünüzdeki dönüşümlere liderlik etmenizi sağlamak amacıyla kaleme alındı. Şüphesiz geçtiğimiz on yılda, e-ticaret’e yönelen şirketler çok fazla yol katetti, neredeyse sarsılmaz bir görünüm içindeler. Amazon.com ABD’de neredeyse bütün zincir kitap mağazalarının zarar yazmasına sebep oldu. E-Bay herkesin birer girişimci olmasını sağladı. (Ülkemizde aynı lisansı gittigidiyor.com almasına rağmen bu misyonu sahibinden.com yürütmektedir. Gittigidiyor.com sonradan tüm formatını 180 derece değiştirmek zorunda kalmıştır. Sosyal ağ siteleri ise artık tüm sosyal yaşantımızı ele geçirdi. Bu kitapta yalnızca sizden önde olan rakipleriniz ile nasıl rekabet edeceğinizi değil, ticaretin varacağı yeni trendleri gösterip öne geçmenizi amaçladık. Zira her şey çok hızlı gelişiyor. Myspace bitti Facebook başladı. Yarın başka bir trend başlayacak. Başlayan yeni trendi ilk gören ve giren kazançlı çıkacak. Yemek tercihleri değiştiğinde Yemek Sepeti bu gelişmeleri görüp uygulayabilecek mi ? Ucuz satış yapan outlet internet site konsepti yerine yarın tüketiciler neyi isteyecek ? Bütün bunları anlamaya hazır mısınız ? Henry Ford gibi bir dehanın bile tüketici tercihlerini algılayamadığı için pazar payının önemli bir kısmını nasıl kaybettiğini hatırlayın. Kitabın ilk bölümünde; gelecek yılları nasıl elde edeceğinizi, nasıl ilk olacağınızı ve sektörünüzü nasıl yönlendirebileceğinizden nacizane bahsetmeye çalıştım. Kitabın ikinci bölümünde E-dönüşümün ne olduğunu ve şirketlerin bu alanda hangi reflekslere sahip olması gerektiğini anlatmaya çalıştım. Bugün ucuz satan outlet internet sitesi konsepti belki yarın can- lı internet alışveriş sitelerine dönüşecek;

Size canlı bir tezgahtarın kağıt kalınlığındaki bir monitörden merhaba diyerek önceki alışverişlerinizi hatırlayıp siz sormadan ihtiyaçlarınıza göre çeşitli ürünleri gösterdiği bir online mağaza düşünün. Önümüzdeki beş yılda bunun gibi yüzlerce değişim olacak ve siz değişim refleksine sahip olmazsanız hepsini kaçırabilirsiniz. Hiç şüphesiz pratisyen hekim dönemi bitti. Herkesin doktoru olamazsınız, herkese reçete yazamazsınız. Mutlaka bir konunun uzmanı ve tutkunu olmalı ve buradan para kazanmalısınız. Nelere tutkunuz olduğunu araştırın. Sadece tutkunuz olan alanda iz bırakacak kadar uzman olabilirsiniz ve alıcılarınızı hayran bırakabilirsiniz. Günümüzde hayran bırakmadan satabilmek ise çok zor. Üçüncü bölümde ise insanları nasıl etkileyeceğiniz ana tema olacak. Yüzyıllardan beri güzel ve estetik olan tercih edilen olmuş ve güvenilir olarak görülmüştür. E-yapınızda buna uygun olmalıdır. Dördüncü bölümde blog yazılarınız sayesinde sektörünüzde na- sıl uzman konumuna ulaşacağınızı göstermeye çalıştım; Artık şirketiniz; bir şeyler satmaya çalışan bir firma değil kendi alanında sektörün uzmanı olarak görülmeli ve sektörün bilgi kaynağı, ana referans kaynağı olarak gösterilmelidir. Beşinci bölümde ise e-sosyalleşmenin nasıl olduğunu ve ne şekilde içinde olursanız bir değer yaratacağınızı, insanları nasıl etkileyebileceğinizi anlatmaya çalıştım. Hiç şüphesiz sosyal medya bir şeyler alıp satabileceğiniz bir alan değildir. Bu alanda; mevcut müşterileriniz ile dialoğu koparmamalı ve dostluk kurmaya çalışmalısınız ve potansiyel müşterilerinizin de dikkatlerini çekip duygusal bir bağ geliştirmelisiniz. Unutmayın: insanlar sadece duygularına hitap eden onlara mutluluk verip özel hissettiren, eğlendiren insanlardan (soğuk kurumsal şirketlerden değil) satın almayı yeğlerler.
Bu gün yoğun olarak kullanılan Facebook, Twitter gibi sosyal paylaşım siteleri belki yarın bambaşka şekil veya isimler halinde karşımıza çıkabilir ama trend önümüzdeki yıllarda artarak devam edecek ve insanlar dijital sosyalleşmeye daha fazla zaman ayıracak. Altıncı bölümde ise internette bir şeyler arayıp duran binlerce insanın dikkatlerini nasıl çekeceğinizi, sizi nasıl bulabileceklerini ve bulduklarında ise sizden nasıl vazgeçemeyecekleri üzerinde biraz beyin fırtınası yapmak istedim. Yedinci Bölümde; arama motoru Google’da nasıl harikalar yaratabileceğiniz hakkında, hiçbir yerde okuyamayacağınız püf noktalarından bahsetmeye çalıştım. Sekizinci bölümde ise artık yepyeni bir pazara; mobil pazara nasıl entegre olacağınızı görmenizi sağlayacağım. Microsoft bile bu gelişmeyi çok geç fark etti ve şimdi Windows 8 ile pazardan pay kapmaya çalışıyor. Microsoft başarı kazandığı ilkeleri unutmuş gibi görünüyor, Windows’un ömrü; dizüstü, masaüstü ve sunucu pazarı ile sınırlı, daha fazlası değil. Pazara geç giren her zaman aynı hataya düşüyor, diğerlerini taklit ederek geçmeye çalışıyor. Geç kalmayın, değişimleri önceden görün ve ilk yapan olmaya çalışın. Sizi takip ettiklerinde mutlu olun, çünkü takip edenler sizin endüstri öncüsü olduğunuzu teyit etmiş olurlar. Önümüzdeki her şey ama her şey mobil olacak. Hayallerimizi zorlayacak kadar mobil uygulamalar yaşayacağız. Bu bölüm bu yüzden çok önemli. Farkında olun ve trene son vagondan binmeyin. Dokuzuncu bölümde ise şu an; şirketinizin internetten nasıl para kazanacağını ve tüm detaylarını irdelemeye çalıştım. Sadece bu kitapta bulacağınız önemli ayrıntılar sayesinde, hemen satışlarınızı arttırabilirsiniz. Mevcut hemen hemen tüm uygulamalarda; firma, yeni bir ürün çıkartıyor ve tabiri caizse tüketicilere iteliyor: Tüketiciler gazete, televizyon, radyo reklamları, bilboardlar ile bombardımana tutuluyor. Halbuki bunlara dikkat eden sayısı % 1 bile değil Bunların hepsine biz kısaca spam diyoruz. Doğru duydunuz, spam sadece mail gönderimi ile sınırlı bir terim değil. Tüketicilere kendileri istemeden tanıtmaya çalıştığınız herşey spamdır ve bu onların değerli zamanlarından çalar. İşte bu bölümde sadece potansiyel müşterilerinize nasıl tanıtım yapacağınızı görmenizi amaçladım. Herkese değil sadece potansiyel müşterilerinize tanıtım yapın, güvenilir olmanızın tek yolu bu. Şöyle bir mail tasarlayın ve gönderin: Cumhuriyet altını 600 TL yerine bizde 400 TL Bu maili açıp okuyan sayısı %10 u geçmeyecektir. Güvenilir olmak için önce kendinizi tanıtın, kendi konunuzun uzmanı olduğunuz algısını yaratın ve sadece potansiyel alıcılara tanıtım yapın ve bunu sadece mail ile yapın. İşte bu bölümün konusu da kısaca budur. Bu bölümde yazılanları okuduğunuzda çok şaşıracak, hemen uygulamak isteyeceksiniz. Her ne kadar bu kitapta anlatılan teknik ve stratejileri çokça uygulasak ta kitapta bazı anlatım bozuklukları olabilir, bazı ifadeler yeterince anlaşılır olmayabilir. Bu kusurları edebi açıdan acemiliğimize vermenizi dileyip sizlerden bunun için özür diliyorum. Sevgi ve Saygılarımla…

Barış YARDIMOĞLU

www.geleceginticareti.com

Geleceğin Ticareti
1 vote, 5.00 avg. rating (99% score)
Authorization has expired